Hafızayı İnşa Etmek: Saklı Olanı Görünür Kılmak

28 Şubat’ı yeniden anlatmıyoruz.

Bir hafızayı yeniden kuruyoruz.

Tanıklığa alan açıyor, hafızayı dijital olarak görünür kılıyoruz. 

Hafıza, yalnızca geçmişi hatırlama değil; bir bağ kurma, bir yön tayin etme biçimidir. Bu bağın nereden, nasıl kurulduğu; toplumsal bir güç meselesidir. Biz bu projeyle kişisel hikayelerin izinde toplumsal hafızayı yeniden kuruyoruz. 

28 Şubat; bu ülkede hangi hafızaların yaşamaya hakkı olduğu, hangilerinin ise bastırılacağına karar veren bir sistemin adıdır. Bu sistem, özellikle inanç alanına yönelerek bireylerin temel değerlerini, kimliklerini, kamusal varlıklarını hedef almış; dini aidiyetin görünürlüğünü baskıyla sindirmeye çalışmıştır. O gün susturulan sesler, yalnızca bireysel özgürlüklerin değil; bu toplumun manevi mirasının ve kültürel çoğulculuğunun da sesiydi. 

Bugün, dijital alanda kolektif bir hafıza kurarak; saklananı görünür kılıyor, bastırılanı sesli hale getiriyoruz. 

Ve hatırlatıyoruz: Hiç kimsenin hafızası, kimliğini inşa eden inanç ve değerleri, bir daha asla susturulamaz.

Çünkü bu bir geçmişe bakış değil; geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur.