Gerçek Referans: 28 Şubat sürecinde başörtülü öğrencilerin üniversitelerdeki ikna odalarına alınarak eğitim haklarının ellerinden alınması (özellikle İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi’ndeki vakalar belgelenmiş ve yıllar sonra bizzat dönemin aktörleri tarafından da itiraf edilmiştir).
İkna Odasından Çıkmayanlar
2000 yılının başı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin en eski binası.
Soğuk Bir Kış Günü
Koridorun sonunda küçük, penceresiz bir oda. Kapısında “Psikolojik Danışma” yazıyor ama herkes onun adını biliyor: İkna Odası.O gün sıra Zeynep’teydi.
Bir Görüşme Olacakmış
Elinde çantası, başında siyah bir eşarp. Teneffüste sınıfına çağrı yapılmıştı. “Bir görüşme olacakmış.” İçeri girdiğinde üç kişi vardı: biri kadın psikolog, biri idari görevli, biri genç bir asistan.
Önce Çay Verdiler
Zeynep’e önce çay verdiler. Sonra yumuşak bir sesle başladılar konuşmaya.
“Zeynepciğim, zeki bir kızsın. Bu örtüyle geleceğini karartma. Kimse senden vazgeçmeni istemiyor. Sadece… bir süreliğine, okul içinde…”
Babam bunu öğrenirse çok üzülür.
Zeynep, gözlerini masadaki deftere dikti. İçinden geçen tek şey vardı: Babam bunu öğrenirse çok üzülür. Ama o gün çıkmadı o odadan Zeynep. En azından içinden. Çünkü o görüşmeden sonra, devamsızlıktan bırakıldı. Sonra disiplin cezası. Sonra burs kesildi. En son da ailesi taşınmak zorunda kaldı. Yıllar sonra, 2023’te… Zeynep şimdi bir halk kütüphanesinde çalışıyor. Kimse onun Boğaziçi Edebiyat’ta birincilikle başladığını bilmiyor.
...isimleri kitapta değil, listeden silindi...
Bir gün, kütüphaneye başörtülü bir genç kız geliyor. “Kadın yazarlardan tavsiye alabilir miyim?” diyor.
Zeynep, raftan Halide Edib’in bir kitabını uzatıyor, sonra bir tane daha, sonra dayanamayıp şöyle diyor: “Bazı kadınlar, başlarını eğmeden yaşadıkları için isimleri kitapta değil, listeden silindi. Ama sen onları unutma.”
Genç kız anlamıyor tam olarak. Ama kitabın arasından düşen not kağıdında tek cümle yazıyor: “İkna odalarından çıkmayanlar hâlâ anlatmadıklarını taşıyor.”
“Anlatmak zorunda değilsin.
Ama görünmez olmak zorunda da değilsin.”
